en_US
en
off
Mobile View
Desktop View
 

"Bizim Allah'ımız var;

Görüyor, biliyor, duyuyor ve her şeye Kadir."

Lokman27tefsir
21264

 Eğer yeryüzündeki herbir ağaç kalemler olsa, deniz ve arkasından yedi deniz daha ona yardım ederek mürekkeb olsa yine Allah 'in kelimeleri tükenmez. Hiç şüphesiz Allah Azizdir, Hakîm'dir.
İbn İshak, İbn Abbâs'tan rivayet ediyor ki o şöyle anlatıyor: Allah'ın Rasûlü (sa) Medine-i Münevvere'ye geldiğinde yahudi hahamları : "Ey Muhammed, "Size ilimden pek az bir şey verilmiştir." sözünle bizi mi yoksa kavmini mi kastediyorsun?" diye sordular. "Hepinizi kastediyorum." buyurdu*lar. "Sana gelenler içinde okuyorsun ki bize, içinde herşeyin açıklaması olan Tevrat verildi." dediler, Efendimiz (sa): "O, Allah'ın ilmine göre pek az bir şeydir. Yerine getirdiğiniz takdirde sizde olan size yetecek kadardır." buyurdu da onların bu konuşmaları üzerine Allah Tealâ: "Eğer yeryüzündeki herbir ağaç kalemler olsa, deniz ve arkasında yedi deniz daha ona yardım ederek mürekkeb olsa yine Allah'ın kelimeleri tükenmez. Hiç şüphesiz Allah Azîz'dir, Ha*kîm'dir." âyetini indirdi.[18]
Vâhıdî'nin, bir ravi zinciri vermeksizin müfessirlerin kavli olarak bu hadiseyi anlatımında ayrıntılarda bazı farklar olduğu için o bilgiyi de buraya dercedelim: Yahudiler, Allah'ın Rasûlü (sa)'ne ruhu sorduklarında Allah Tealâ: "Sana ruhu soruyorlar. De ki: Ruh Rabbımın emrindendir ve size ilimden pek az bir şey verilmiştir." âyet-i kerimesini indirmişti.
Allah'ın Rasûlü (sa) Medine-i Münevvere'ye hicret edince Yahudi haham*ları Hz. Peygamber (sa)'e geldiler ve: "Ey Muhammed, bize ulaştığına göre sen: "Size ilimden ancak pek az bir şey verilmiştir." diyormuşsun. Bununla kendi kavmini mi kastediyorsun?" diye sordular. Allah'ın rasûlü (sa): "Hayır, aksine herkesi ve sizi de kastettim." buyurdu. Onlar: "Sana gelenler içinde bize Tev*rat'ın verildiğini ve Tevrat'ta herşeyin ilminin bulunduğunu okumuyor musun?" dediler. Allah'ın Rasûlü (sa): "Bu, Allah'ın ilmine göre pek az bir şeydir. Ama Allah size öyle bir ilim vermiştir ki onunla amel etseniz elbette ondan istifade ederdiniz." buyurdular.
Onlar: "Ey Muhammed, sen "Kime de hikmet verilmişse hiç şüphesiz ona çok hayır verilmiştir." diyorsun. Bu ikisi nasıl bir araya gelir: çok az ilim, pek çok hayır?" diye inatlarını sürdürdüler de bunun üzerine Allah Tealâ? v Eğer yeryüzündeki herbir ağaç kalemler olsa..." âyet-i kerimesini indirdi.[19]
Bu rivayetlere göre âyet-i kerimenin medenî olması, yani Medine-i Münevvere'de inmiş olması gerekir. Ancak âyet-i kerimenin Mekke'de nazil oldu*ğu iddiaları vardır. Şimdi bununla ilgili rivayetleri verelim:
İkrime'den gelen bir rivayette de yahudilerin, kendilerine Tevrat verilmek*le çok ilim verildiği iddiaları, İsrâ Sûresinin 85. âyetinin nüzulü ile ilişkilendirilmektedir. Bilindiği üzere yahudiler, veya onların akıl vermesiyle Mekke müşrikleri Hz. Peygamber (sa)'e ruhu sormuşlar; bu soru üzerine inen İsrâ 85 âyetinin sonunda "Size ilimden ancak pek az bir şey verilmiştir." buyrulmuştu. İşte bunun üzerine bazı rivayetlerde[20] "De ki: Rabbımın kelimelerini yazmak için denizler mürekkep olsa ve bir o kadarını da imdad olmak üzere ona ilâve etsek daha Rabbının ke*limeleri bitmeden denizler biter tükenirdi." (Kehf, 18/109 âyeti; bazı rivayet*lerde de bunun yerine bu "Eğer yeryüzündeki herbir ağaç kalemler olsa, deniz de, arkasından yedi deniz daha kendisinden sonra yardım ederek mürekkep olsa yine Allah'ın kelimeleri tükenmez..." âyet-i kerimesinin nazil olduğu[21] kaydedilmiştir
Ebu'ş-Şeyh'in Kitabu'l-Azame'de ve İbn Cerîr'in Katâde'den rivayetlerine göre Mekke müşrikleri: "Bu söz (Muhammed'in getirdikleri) yakında sona erer, tükenir." dediler de bunun üzerine "Eğer yeryüzündeki herbir ağaç kalemler olsa, deniz ve arkasından yedi deniz daha ona yardım ederek mürekkeb olsa yine Allah'ın kelimeleri tükenmez..." âyet-i kerimesi nazil oldu.[22]



[18] İbn Hişâm, es-Sîretu'n-Nebeviyye, 1,308.
[19] Vahidî, age s. 245.
[20] Meselâ bak: Tirmizî, Tefsîru'i-Kur'ân, 17/10, hadis no: 3140.
[21] Taberî, Câmiu'i-Beyân, xv,i04.
[22] Suyûtî, Lubâbu'n-Nukûl, 11,58; Râzî